1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Dişler için tehlikeli ikili: Asit ve şeker

Dişler için tehlikeli ikili: Asit ve şeker

featured
disler-icin-tehlikeli-ikili-asit-ve-seker.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şekerli ve yapışkan gıdaların sık tüketilmesinin, diş minesindeki mineral kaybını hızlandırarak çürük oluşumunu tetiklediğini belirten uzmanlar, diş çürüğü açısından tüketilen şeker miktarından çok gün içindeki tüketim sıklığının önemli olduğunu söylüyor.

Şekerli besinlerle tüketilen asitli içeceklerin diş minesini saatlerce savunmasız bırakabildiğine dikkat çeken Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Asitler diş minesini doğrudan zayıflatırken, şeker ağız bakterileri tarafından metabolize edilerek ek asit üretimine yol açar.” dedi. Demineralizasyonun erken dönemde tükürüğün doğal onarım mekanizmasıyla geri döndürülebileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, sık şeker tüketimi ve yetersiz ağız bakımının bu süreci geri dönüşümsüz çürüklere dönüştürebileceği uyarısında bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım ayrıca, şekerli ve asitli gıdaların ardından dişleri hemen fırçalamak yerine 30-60 dakika beklenmesi gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, şeker ve asit içeren yiyeceklerin diş minesinde etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Yapışkan atıştırmalıklar diş yüzeyinde uzun süre kaldığı için çürük riskini artırıyor!

Yapışkan ve şekerli gıdaların, yüksek oranda ilave şeker içeren, çiğnendiğinde diş yüzeylerine ve dişlerin aralarına sıkıca yapışarak uzun süre temizlenemeden kalabilen yiyecekler olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Diş yüzeyinde uzun süre tutunduklarında ve tükürüğün etkisi ile kolayca temizlenemediklerinde ağız içindeki bazı bakteriler tarafından şeker fermente edilir.” dedi.

Fermantasyon sonucu asit oluşumu gerçekleştiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Ağız içi ortamın pH seviyesi düşer. Oluşan bu asitler ‘demineralizasyon’ yani çürük sürecini başlatır. Özellikle karamel, lokum, şekerleme, kuru meyveler ve yapışkan atıştırmalıklar diş yüzeyinde daha uzun süre kaldıkları için çürük riskini yükseltir.” şeklinde konuştu. 

Diş çürüğünün ilk basamağı demineralizasyon!

Diş minesinin yaklaşık yüzde 96’sının hidroksiapatit adı verilen kalsiyum-fosfat minerallerinden oluştuğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Diş minesinde demineralizasyon, asidik ortamın etkisiyle mine yapısındaki hidroksiapatit kristallerinden kalsiyum ve fosfat iyonlarının çözünerek uzaklaşması sonucu meydana gelen mineral kaybı sürecidir.” dedi.

Bu olayın, dental çürüğün başlangıç basamağını oluşturduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Demineralizasyon süreci şekerli gıdalar tüketilmesi ile başlar, ağızdaki bakteriler karbonhidratlı besinleri metabolize eder ve bakteri metabolizması sonucunda organik asitler meydana gelir. Ağız ortamının pH’ı yaklaşık 5,5’in altına düştüğünde ise mine yüzeyinde ilk mineraller çözünmeye başlar. Süreç tekrarladıkça mineral kaybı artar. Mine gözenekli hale gelir, beyaz lekeler ortaya çıkar ve diş hassasiyeti artar ve başlangıçta beyaz leke şeklinde görülen çürük lezyonları demineralizasyon ilerledikçe koyu renkli ve derin çürük lezyonları ile izlenir.” açıklamasını yaptı.

Diş çürüğü açısından şekerin ne kadar tüketildiğinden çok, ne sıklıkla tüketildiği önemli! 

Sık şeker tüketimi ile tek seferde yüksek miktarda şeker tüketimi arasında risk farkı olup olmadığını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şunları söyledi:

“Risk açısından şeker tüketim sıklığı, tüketilen toplam şeker miktarından daha önemlidir. Gün içinde sık aralıklarla şeker tüketimi, dişlerin asit saldırılarına daha fazla maruz kalmasına neden olduğundan çürük riskini artırır. Örneğin, aynı miktardaki şekerin tek seferde tüketilmesi ile gün boyunca birçok kez tüketilmesi karşılaştırıldığında, sık tüketim sonrasında ağız pH’ı tekrar tekrar kritik seviyenin altına düşer ve tükürüğün mineyi remineralize etmesi için yeterli zaman kalmaz. Bu nedenle demineralizasyon süresi uzar ve çürük oluşma riski artar.”

Demineralizasyon geri döndürülebilir bir süreç!

Demineralizasyonun geri döndürülebilir bir süreç olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Ağızdaki asit atağı bittiğinde, tükürük devreye girer. Tükürüğün içindeki kalsiyum, fosfat ve florür iyonları diş minesine yeniden kazandırılarak zayıflayan bölgeleri yeniden yapılandırır.” dedi.

Bu sürece de ‘remineralizasyon’ denildiği bilgisini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Ancak demineralizasyon hızı sık şeker tüketimi, kötü fırçalama gibi nedenlerle remineralizasyon hızından fazla olursa, diş minesi geri dönüşümsüz olarak mineral kaybeder ve geri dönüşümsüz diş çürüğü oluşur. Oluşan çürük dental tedaviler ile restore edilmelidir.” diye konuştu.

Asit diş minesini doğrudan zayıflatıyor, şeker hasarı artırıyor!

Asitli ve şekerli gıdaların birlikte tüketilmesinin, diş çürüğü ve mine erozyonu riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Bunun nedeni, asitlerin diş minesini doğrudan zayıflatırken, şekerin ağız bakterileri tarafından metabolize edilerek ek asit üretimine yol açmasıdır.” dedi.

Tükürüğün, ağızdaki asidi nötralize etmek ve mineral takviyesi yapmakla görevli olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Ancak ortamda hem dışarıdan gelen asit hem de içeride üretilen şeker asidi olduğunda, tükürüğün temizleme ve pH’ı normale döndürme süresi çok uzar. Diş minesi saatlerce savunmasız kalır. Örneğin kola, gazoz, enerji içecekleri, aromalı soğuk çaylar veya şekerli meyve suları çürük oluşturma riski yüksek içeceklerdir.” ifadelerini kullandı.

Diş minesinin en büyük düşmanlarından biri şeker, diğeri de asit!

Şeker tüketiminin ardından dişlerin hemen fırçalanmaması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Özellikle asitli ve şekerli gıdalar sonrasında yapılan fırçalama, mine kaybını artırabilir. Genel olarak önerilen yaklaşım; şekerli gıdaların ardından ağzın su ile çalkalanması ve şekersiz sakız çiğnenerek tükürük akışı sağlanmasıdır. Diş fırçalamak için yaklaşık 30–60 dakika beklenmesi önerilir.” dedi.

Bir gıdanın paketinde ‘şekersiz’ yazması veya tadının tatlı olmamasının, onun diş dostu olduğu anlamına gelmediği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

“Diş minesinin en büyük düşmanlarından biri şekerse, diğeri de asittir. Doğrudan asit içeren tehlikeler arasında; limon, sirke ve turşular, diyet / sıfır şekerli gazlı içecekler ve meyveli/aromalı maden suları sayılabilir. Yine tuzlu olarak bilinen nişasta açısından zengin cips, kraker ve bisküviler, beyaz ekmek, lavaş gibi birçok gıda çürük riskini arttıran gıdalardır.”

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hakkında:

Akademik gücünü Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin tecrübeli kadrosundan alan Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, alanında uzman diş hekimleri ile kişiye özgü ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuyor. İlgi, bilgi ve tecrübeyi aynı çatı altında buluşturan ve SGK anlaşması da olan Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde; protez, diş eti hastalıkları, çene cerrahisi, çocuk diş hekimliği, endodonti, ortodonti gibi pek çok farklı branşta tam teşekküllü hizmet sunuluyor. Otizm, gelişim geriliği gibi özel hasta gruplarının diş tedavileri de tam donanımlı ameliyathanede genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Ayrıca dudak-damak yarığı, konuşma rahatsızlıkları ve yaşlılarda diş estetiği konularında da hizmet veriliyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Dişler için tehlikeli ikili: Asit ve şeker
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin